Penceremden…
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
30 Ekim 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: Genel
Her yeni gün, ışık huzmesiyle birlikte odama giriyor. Ardından her daim 11.30′a kurulu olan telefonum ” artarak ” bir melodiyi fısıldırıyor kulağıma… Bu yeni günün melodisi oluyor.
Uyandığım her yeni günde, gün çoktan doğmuş oluyor. Rutin işlerini bitirmiş, hafiften insanlar üzerinde sıcaklık etkisi yaratmaya başlıyor. Telefonumdan kulağıma artarak gelen melodiyi sonlandırıp, gece boyunca göğüs göğüse olduğumuz yatağımdan kalkıyorum. Perdemi sonuna kadar açıp güneş ışınlarının bana düşen kısmını içeri davet ediyorum. Bu işlemden sonra terliklerimi giyiyor, ayaklarımı yere sürterek lavobaya varıyorum. Aynada yansıyan Ersin’in yüzünde gördüğüm uyku mahmurluğunu kovmak için üstüne, elimle birkaç kez su atıyorum. Havlu ile ovduktan sonra rutin işler başlıyor.
Her sabah yaşananlar benzer olduğu için farklı bir doğaçlama örneği oldu.
Eskiye göz gezdiriyorum şu sıralar, çok eskilere… Kalbini kırdığım insanlara dönüyorum ve her kalp kırıklığı için ayrı bir neden buluyorum. Böylece hem geçmişimle yüzleşiyor hemde haklılık durumdaki ataletimi sürdürüyorum. Öyle ki vicdan ile yapılan bu işlemde söz sadece benim oluyor.
Hayatım bir günde değişti. Geçmişimi unuttum. Bu güçlü etki, güçlü sözcüklerden sonra oluşmuştu tabi…
Bir kızın geçmişi silecek kadar güçlü sözleriydi bunlar…
Şimdi, geçmişimi hatırlayarak aslında o etkiden kurtulduğumu kanıtlıyorum kendime…
Sırtımı yatağa verip boş gözlerle bakıyorum karanlık odaya… Baktığım yeri görmüyorum, gördüğüm yer geçmişim çünkü…
İnsan çocukken daha tecrübesiz ve saftır, işte oraya gidiyorum adım adım… Çünkü hayat sizden cesaretinizi alabiliyor zamanla…
Bir kızla biten ilişkim önce yalpalamama neden oluyor. Bu esnada benim için başka insan, onun için hemcinsi olan kız geliyor yardıma ve giriyor hayatıma… Sevemiyorum onu, elini tutamadan bitiyor ilişkimiz, nedeni ” ilgisizlik ” oluyor. Tüm ilgimi kaybetmeme neden olan hemcinsi yerine beni suçluyor o da…
Ekim 2009 geliyor.
Yepyeni bir sayfa hazırlıyorum bu ay için… Geçmişle hesaplaşmaları önceki sayfalarda bırakmış bir beyaz yaprağa yeni şeyler yazmalıyım düşüncesi üzerimdeki ataleri delip geçiyor. Bir kız geliyor yine… Tertemiz bir matematik öğretmeni olacağına inandığım, tertemiz bir insan… Geçmişle hesaplaşması olduğunu söylese de mürekkebi kıyılarından taşan dolma kalemimle yazıyorum onun ismini beyaz sayfaya… Geçmişle hesabı kapanmadığı için bitiyor yine…
Değer veriyorum, her sevgim gibi o da bir köşede muhasebesinin görülmesini bekliyor.
Ekim 2009′un son çeyreğinde yine başlıyor bir hikaye…
Adımlarıma öylesine dikkat ediyorum ki bu sefer çamurda gezsem de bastığım yerin bataklık olmadığını görebiliyorum.
Sonra akşam oluyor, çekiliyor perde, başlıyor gece…
Başka bir paylaşımımı inceleyebilirsiniz
Düşüncelerinizi duymaya ihtiyacım var!
Zamanınızın çok küçük bir bölümünü ayırarak, bu form aracılığı ile yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.




Yazıya Gelen Yorumlar