Bir kitap düştü yere
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
12 Eylül 2009 | Yorumlar:
9 Yorum
Kategori: Genel
Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…
AYRILDILAR…
Nazım Hikmet Ran
Sıradan bir şiirin sonu gibi dursa da gidişata göre çok farklı bir anlam içermekte..
Başlık arıyorken şiir okuma işi güzel oluyormuş, böylece kısa bir tanıtımdan sonra hem başlık hem giriş bölümünü geçebiliyorsunuz..
Lise ve kısmen ortaokul yıllarında kompozisyon yazdırırlar, giriş bölümünde hep saçmalardım. Giriş bölümü hep zor gelmiştir bana.. Halbuki teoride ne kolaydır, bilgi verilir gelişmede her şey anlatılırdı.
Birde giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini ayrı paragraflarda yazardık, hoca anlasın diye…
Ehe, onca sene oku bir de paragraf halinde yazmadık diye not kır, asıl ben senin notunu kırıyorum, okudugunda bölümlerin arasındaki kalın çizgileri anlayamadığın için…
Dün
Güzel bir yağmur yağdı ve arabanın çok hafif meyilli yerde olduğunu görünce suya dalıp ulaşacağımı kestirdim. Elimde ekmek torbası diğer elimde arabanın anahtarı, koşturarak karşıya geçtim ve geçer geçmez tuşa basmaya başladım. İçimden ” açıl artık dostum ” diyorum. Komedi filmlerindeki zenci oyuncular gibi..
Derken kapı açılıyor ve ekmekleri yan koltuğa doğru bırakıyorum. Bırakma anında anahtar kapıya çarpıyor ve o aşağı doğru delice akan suyun içine düşüyor. O an aklıma iki şey geliyor. İlki suya kapılıp gitme ihtimali
Diğeri elektronik bir parça olduğu için çalışıp çalışmama olasılığı..
Hafifçe yere eğliyorum ve anahtarı orada görüyorum. Hemen alıp önce pantolonuma sürterek kurutmaya çalışıyor, dışı kuruduktan sonra da içine üfleme yöntemiyle kurutma işlemi uyguluyorum. Tek amacım çalışıp beni orda mahçup etmemesini sağlamak…
Neyse ki tuşa bastığımda kırmızı ışığı görüyorum. Dünyalar benim oluyor.
Silgeçleri son hız çalıştırıp eve varıyorum.
ve fotoğraf çekilen kızlardan bir istek,
Lütfen fotoğraf çekilirken bir ayağınızı kaldırmayın, ne ki o?
Etiketler: bir kitap düştü yereBaşka bir paylaşımımı inceleyebilirsiniz
Düşüncelerinizi duymaya ihtiyacım var!
Zamanınızın çok küçük bir bölümünü ayırarak, bu form aracılığı ile yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.




Yazıya Gelen Yorumlar
1
sanem
12 Eylül 2009´de söylemiş
merhaabalar ben sanem,bloğunuzu haspam’ın bloğunda yorumda gördüm.bloğumu ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim bakın nasıl unutmuyorum
takipçiniz olacağım.sevgiler.
2
SeiNeP
12 Eylül 2009´de söylemiş
Geçmiş olsunn,ucuz atlatmışsın =) Postun sonundaki isteğine bende sonuna kadar katılmaktayım
3
admin
12 Eylül 2009´de söylemiş
@sanem – Merhaba, takipçi sayım arttı demek
@seinep – Evet, çok ucuz atlattım hatta..
Yazının sonundaki isteğe katılmamak mümkün değil..
4
Sertalp Bilal
13 Eylül 2009´de söylemiş
Cidden ucuz atlatmışsın. Şiiri giriş olarak kullanmak güzel
Şiir de güzel.
Yalnız şu ayak kaldırma meselesini anlamadım tam.
5
haspam
13 Eylül 2009´de söylemiş
Hehe, artık maaşa bağlarsın beni.
Ben bu şiiri çok severim.Aslında Nazım Hikmet’in sevmediğim şiiri yoktur.
Ben de banyoya girip çekilmesinler istiyorum, bana ne elalemin fayansından di mi ama di mii?
6
haspam
13 Eylül 2009´de söylemiş
http://haspam-iste.blogspot.com/2009/09/olmak-ya-da-olmamak-iste.html
mimledim seni.
naçizane kendim uydurdum haha.
7
admin
13 Eylül 2009´de söylemiş
@sertalp – Hafif tırsmadım değil..
Ayak kaldırma meselasi de, fotoğraf çekilirlerken bir ayaklarını dizden bükerek arkaya doğru kaldırıyorlar böylece estetik olduklarını düşünüyorlar…
8
admin
13 Eylül 2009´de söylemiş
@haspam – banyo biraz fantazi yüklü geliyor, onu çekilebilirler..
9
oslem
14 Eylül 2009´de söylemiş
Keşke ayrılmayabilselerdi diyip başlık hakkında ki yorumumu belirttikten sonra yazına yorumlara başlayabiliriim.
Birazdan burdada olcak galiba =)
Ben girerken değil de çıkarken sorun yaşardım kompozisyonlarda, bi türlü sonuca bağlayamazdım. Hala devam ediyo o bende uzun yorumları yazıları falan nasıl bitirceğime karar veremeyip alakasız bi son koyuyorum
Anahtar işinde şansın yaver gitmiş valla elektronik dediğin baş belası